KPSS, Memuriyet ve Eğitim Bilimleri
“Bir KPSS sınavının daha sonuna geldik sevgili işsizliğe mahkum gençlerimiz, lütfen kalemlerinizi bırakın, kağıtlarınızı teslim edin ve defolun gidin, umutsuzca yaşamaya devam edin…”
Sistemin ne kadar yanlış olduğunu zaten yazmaya gerek yok. Ama insan durup düşününce isyan etmekten kendini alıkoyamıyor. Çıkışta tesadüfen rastladığım Tarih Öğretmenliği mezunu arkadaşım “Ekmel ben nasıl Matematik sorularını yapayım, kolaylarını bir nebze yapabiliyordum ama böyle de soru olmaz ki!!!” diyor. Haklısın ama elden ne gelir ki? Ben Bilgisayar Öğretmenliği yapacaksam alanımda uzman olmam gerekir. Peki bunu ölçen bir ölçek var mı? Hayır.. Sen Coğrafya sorularını yap, biz seni Bilgisayar Öğretmeni yaparız bu kadar basit =) Bunların hepsi neyse de benim asıl kanıma dokunan şu: Geçen yıl başvurumu yapıp bir kitap yüzü bile açmadan sınav sabahı zorla kalkıp gitmiştim. Bu yıl ise 2 ay elimden geldiğince çalıştım. Şimdi sonuçlara bakıyorum. Geçen yıl çalışmadığım halde daha yüksek yapmışım =)
Gel gelelim Eğitim Bilimlerine. Genel Yetenek ve Genel Kültürün saçmalığını zaten bir kenara bıraktık. Ya Eğitim Bilimlerine ne demeli? 14:30′da 32 derece sıcaklıkta başlayan, 2,5 saat süren, 120 soruluk bir bunalım sendromu. Sorular ise insanı yiyip bitirir. Akıllının aklını başından alır. 2 aydır çalıştığım Eğitim Bilimleri ile eşleşen 30-40 soru var yok. “Hangisini öncelikle yapması gerekir?” Sanane be, istediğimi yaparım ben! 5 şıkkın hepsi doğru, hangisi öncelikli? Söyleyecek kelime bulamıyorum artık. Zaten amaçlı olarak girmiyorum, devlet öğretmenliği gibi bir düşüncem de yok ama yine de insanın ağrına gidiyor.
Öyle görünüyor ki Türk Eğitim Sisteminde “Özel Dersanecilik” anlayışı ile dersaneleri zengin etmek SBS ve ÖSS’nin ardından KPSS’de de boy göstermeye başladı. Ve insanları dersaneye muhtaç konuma getirdi. Çocukluktan üniversite bitimine ve sonrasına kadar eğitim yok, sistem yok, öğretmen yok… Ne var “dersane” var.
Son olarak söylemek istediğim ise; “Eğer benim memuriyetim, öğretmenliğim alanım dışındaki lüzumsuz soruların, bunları ezberlettiren dersanelerin eline kaldıysa zaten istemem alın sizin olsun. Sevgili babacığım, gir gir dedin girdim işte 2 kez, ama artık bilin ki: BİR DAHA DA GİRMEM! BENİM İÇİN KPSS BİTMİŞTİR”

